8 Mart Dünya Kadınlar Günü

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Gününün önemini kavrayabilmek için  öncelikle tarihçesine bakmamız gerekir. 8 Martı 8 Mart yapan şey neydi? Hangi önemli olay ve şartlar gerçekleşmişti ki günümüze kadar hala anlam ve önemini korumaktaydı?

Tekstil işçisi kadınların çalışma koşullarının çok ağır olması, Uzun iş günlerine karşılık alınan ücretlerin çok düşük olması, kısaca insanlık dışı çalışma koşulları nedeniyle işçi kadınlar, 8 Mart 1857’de New York’ta greve çıktılar.

Kadınların ayaklanmasıyla da büyük bir işçi dayanışması doğmuş oldu. 25 Mart 1911’de Asch binasının son üç katında faaliyet gösteren Triangle Gömlek Firması’nda sönmemiş bir ızgara izmaritinden kaynaklandığı tahmin edilen yangın, sekizinci kattan başlar. Kağıt ve kumaş artıklarıyla dolu olan atölyede yangın hızla yayılır ve önce dokuzuncu katı sonra onuncu katı sarar. Kaçışmalar başladığında ancak sadece bir asansör çalışır haldedir ve yangın merdivenlerine açılan kapılar kilitlidir.

Hayatını kaybeden 146 kişiden 129’u kadın, bunların 48’i sendika üyesiydi .Yangında bu kadar çok kişinin hayatını kaybetmesi fabrika sahiplerinin, iş çıkışı hırsızlığa karşı çantaları daha kolay kontrol etmeleri için asansör sayısını bire indirmelerine, izinsiz dışarı çıkmalarını da önlemek için yangın merdivenlerine açılan kapıları kilitlemelerine bağlanıyor.

Mevzu utanç verici bir eylemin, hırsızlık suçunun gerçekleşmesi ihtimaline karşılık  önlem amaçlı yapılmış  olsa dahi bu durumda önemle göz önünde  bulundurulması gereken ama bir o kadar da göz ardı bırakılan şey, en önemli temel haklarımızdan biri olan yaşam hakkıdır. Böyle bir  durumda yaşam hakkının bu nedenle tehlikeye atılması ne kadar da akla  yatan bir şeydir, insanların kendi çıkarları doğrultusunda insan hayatını bu kadar umursamaz vaziyette tehlikeye atması içler acısıdır.

Peki, insan yaşamasa bu tür faaliyerlerin nasıl bir anlam ve önemi  kalabilir?

Aynı şekilde insan, hayatında herhangi bir tehlikeyle karşılaşabileceği durumlarda kendini kurtarabilme durumlarının çıkar politikaları doğrultusunda kısıtlanması, yangın merdivenlerinin kitlenmesi de insan hayatının hiçe sayılmasıdır.

Aslında şöyle bir bakarsak 8 Martı Dünya Kadınlar günü yapan sadece kadının önemi, değeri değil, insanlığın hatırlatılması ve sırf  kadın , erkek veya çocuk olduğu için  değil sadece insana insan olduğu için değer ve önem verilmesinin farkındalığını arttıran bir gündür.

8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak anılmasını da Clara Zetkin önermiştir. Ayrıca Dünya Kadınlar Günü ilk kez 19 Mart 1911′ de Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre’de anıldı.Gösterilere yüz binlerce kadın katıldı ve oy verme ,seçme seçilme,meslek edinme ve mesleki eğitim görme hakkı istemişlerdi.

1917’de Miladi takvimde 8 Mart’a gelen 8 Mart’ı 8 Mart yapan günlerden biri olan Rus emekçi kadınlar “Ekmek ve barış istiyoruz “sloganlarıyla sokaklara çıkmıştı .

BM  16 Mart 1977 tarihinde 8 Mart’ın Dünya Kadınlar günü olarak anılmasını kabul etti .

Tarih boyunca kadına önemli görevler verilmiş ve kadın birçok yerde bulunmuş olsa dahi ne yazık ki fiziki üstünlük sahibi olan erkeklerin, kadınlara yüzyıllarca şiddet uyguladığını es geçemeyiz. Günümüz problemlerini  dile getirirken de bunun sadece kadının problemi olmadığını, erkeği de ilgilendiren bir problem olduğunu belirtmemizde fayda var.

Şiddetin yıllarca fiziksel şiddet olarak nitelendirilmiş olmasına karşın şiddet sadece fiziksel olmayıp psikolojik, cinsel, ekonomik boyutlu da olduğu yıllar sonra tespit edilmiştir.

Toplumsal, kamusal veya özel alanlarda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmekle acı çekmeyle sonuçlanan yahut sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranış kadına ve aile bireylerine şiddettir.

Aile içinde şiddet uygulamak suçtur ve Türkiye’nin neresinde olursak olalım Savcılık , Aile Mahkemesin, Karakol , Jandarma , Mülki Amirlere (Valilik -Kaymakamlık ) ihbar ya da başvurumuz neticesinde harç ödemeksizin en kısa sürede güvenliğimiz için gerekli tedbirler alacaktır. Ayrıca şiddete dur demek için şiddeti duyan, gören, bilen herkes ihbar edebilir.

Karakol ya da Mahkemede ücretsiz Avukat isteme hakkınızı kullanın. Şiddetten korkalım, şikayetten değil. Eğer günümüz toplumundaki kadının yerinden  bahsediyorsak onun yaşadığı problemlere de çözüm önerilerini sunmamız gereklidir.

Geçmişten günümüze yaşanan gelişmelerde hukuki açıdan kadının elde ettiği önemli gelişmelere baktığımızda 17 Şubat 1926 İsviçre Medeni Kanunundan alınarak bir medeni kanun hazırlandı. Bu kanun 4 Ekim 1926’da yürürlüğe girdi.

Medeni Kanun’un Getirdiği Yenilikler

  • Medeni kanun ile aile hukukunda kadın-erkek eşitliği sağlandı.
  • Yeni medeni kanun ile resmi nikâh ve tek kadınla evlilik esası kabul edildi.
  • Yeni kabul edilen medeni kanun ile boşanma hakkı kadına da verildi.
  • Tek kadınla evlilik kararlaştırılmış, modern Türk ailesi kurulmuş.
  • Mirasta kadın erkek eşitliği medeni kanun ile sağlandı.
  • Mahkemelerdeki şahitlikte kadın erkek eşitliği getirildi.
  • Kadınlara istediği mesleğe girebilme hakkı gibi birçok hak tanınmış oldu.

Ancak Türk Medeni Kanunu, kadınlara siyasi haklar vermemiştir. Türk Kadınlarına Siyasal Hakların verilmesi

3 Nisan 1930 yılında belediye seçimlerinde,

26 Ekim 1933 yılında muhtarlık seçimlerinde,

5 Aralık 1934’te milletvekili seçimlerinde,

Seçme ve seçilme hakkının verilmesiyle gerçekleşmiştir.

Türk kadınları, birçok Avrupa ülkesindeki kadınlardan daha önce siyasi haklar elde etmişlerdir. Böylelikle 8 Mart Dünya Kadınlar Gününün önem ve manasına ilişkin yapmış olduğum araştırmalarla geçmişten günümüze kadını  görmek ve kendi Türk toplumumuzdaki kadının yerini inceleyebilmek ,onun yaşadığı problemlere çözüm önerisi sunmak ve farkındalıklarımızı arttırmak adına edindiğim  bilgiler ışığında yardımcı olabildiysem ne mutlu.

Son olarak cümlelerimi de bitirmeden önce kadının, erkeğin problemi diye ayırmadan tüm insanların problemi olarak görebileceğimiz bakış açısını edindiğimiz ve toplum olarak farkındalık  seviyemizi  artırmak adına bolca okuduğumuz , bilgilerimizi çoğalttığımız ve edindiğimiz bilgi ve deneyimlerle güzel sonuçlara varacağımız günlere kavuşmak dileğiyle .

Yazar: Derya Deniz Dalgın

1 Yorum

  • Güzel bir yazı olmuş, tebrikler

    Aylin Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir